Boğaziçi Yöneticiler Vakfı geçtiğimiz Kasım ayında vefat eden Mütevelli Heyeti Üyesi Fatma Betül Aysan Bedir’in hatırasını yâd etmek ve örnek kişiliğini kamuoyunun dikkatine sunmak özel bir Boğaziçi Bülteni yayınladı.
Fatma Betül Aysan Bedir Boğaziçi Üniversitesi mezunu bir kimya mühendisiydi. Sevgi, saygı, marifet, azim, mücadele, ahlâk, cömertlik, iyilik, vefâ, diğerkâmlık, genç yaşta ukbâ âlemine yolcu ettiğimiz Fatma Betül’ü tarif eden anahtar kelimelerden bazıları… Ve merhamet, iffet, zarafet ve nezaket… Hepsinden önemlisi o saliha bir kuldu…
Öğrencilik yıllarından itibaren arkadaşları arasında hayırsever kişiliğiyle öne çıkan Fatma Betül, mezuniyetinin ardından bir dönem bursiyeri olduğu Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nda mütevelli heyeti üyesi olarak yer aldı. Fatma Betül vefatına kadar mütevelli heyeti üyeliğinin yanında vakfın Burs Komisyonunda da aktif görev üstlenerek Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitim desteği almalarına yardımcı oldu.
Bunun yanında İstanbul’da Kâğıthane’de, Çengelköy’de, Bağcılar’da büyükşehrin ışıltılı atmosferi içerisinde unutulup giden, fakirlikten toprağa düşmüş insanlara yardım elini uzattı. Van’da Diyarbakır’da, Hakkâri’de ilköğretim çağındaki yoksul çocuklara imkânları nisbetinde destek oldu. Filistin’deki mülteci kamplarındaki yetim çocukları ve Somali’de açlıktan karınlarına taş bağlanan bebekleri de unutmayarak onlara İstanbul’dan katkılar gönderdi.
26 yaşında geçirdiği trafik kazasında garik-i rahmet olan Fatma Betül Bedir artık salih amelleriyle hatırlanıyor… Güzel işleriyle, örnek hizmetleriyle, hayır hasenatıyla yâd ediliyor…
Boğaziçi Üniversitesi öğrenci ve mezunlarının öncülüğünde, mensuplarını
gönüllülük ve medeniyet bilinci temelinde buluşturarak; onların önderlik ve
yöneticilik yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmak gayesiyle 16 yıldır faaliyet gösteren Boğaziçi Yöneticiler Vakfı, yayın organı Boğaziçi Bülteni’nin 35’inci sayısını merhume mütevelli heyeti üyesi Fatma Betül’e tahsis ederek 26 yıla sığdırılan güzellikleri kamuoyuyla paylaşıyor…
Boğaziçi Bülteni’nin Fatma Betül özel sayısında ailesinin, eşinin, BYV yöneticilerinin, öğretmenlerinin, yurt, iş ve seyahat arkadaşlarının merhume hakkında yazıları, kanaatleri, değerlendirmeleri ve belki hepsinden önemlisi hüsnü şahadetleri yer alıyor… Bülten’de merhumeyi hiç tanımayanların, vefatı dolayısıyla kendisinden, hizmetlerinden haberdar olanların yazıları okuyucuları güzel hasletlerle tanıştırıyor.
“Hülya’nın çeyiz sandığı” başlıklı yazı karilerin kirpiklerini gözyaşlarıyla ağırlaştırıyor… “Dün akşamüzeri bir misafirim geldi Betülcüm, adı Hülya, daha çok genç, sen tanırsın hani bundan bir buçuk sene önce iğneden ipliğe en ince detayları düşünerek kolilere koyup çeyizini götürdüğün Hülya. Aslında iki üç ay öncesinde tanımışsın onu, Kâğıthane’deki ailelere erzak götürürken bu hasta, merdiven silen genç kızı görmüşsün. Bakmışsın evlenecek ama çeyiz yapacak parası yok, rahatsızlığından çalışamıyor. Boynu bükük kalmış, sen de benim melek arkadaşım, aklına yazmışsın Hülya’yı. Kimselere söylemeden gizlice çok çaresiz, çok zor durumda olduğu bir anda çalmışsın kapısını. Bir açmış kapıyı arabanın arkasından koliler indiriyorsun. Hepsi kapalı, açtırmamışsın. Sen gidince açmışlar, canım arkadaşım nasıl ince düşünmüşsün tarağından, parfümüne kadar bir kız çeyizinde olması gereken her şeyi koymuşsun. Açınca o kadar sevinmiş ki Hülya, öylesine dua etmiş ki sana tıpkı annenin sana ettiği dua gibi “Allah’ım bu ablaya üzüntü keder yaşatma” demiş. Dün geldiğinde ağlıyordu Hülya, “Beni sevindirdiği gibi Allah da onu cennetinde nimetleriyle sevindirsin” diye dua etti. Boğazımızda düğümlendi bir şeyler Betülcüm, hepimiz dualar ettik senin için. Ne mutlu sana arkadaşım, dün, önceki gün eşyaların dağıtılıyordu. Oyuncakların küçük çocukların yüzünü güldürdü, anneciğin öylesine sahiplenmiş ki, senin misyonunu baharat takımlarının içindeki baharatlara dahi dokunmamış, hepsi alamayanların, ihtiyaç sahiplerinin ellerine ulaştı. Özel eşyaların yeni evlilerin evlerinde, mutfaklarında… Artık hiç unutmadığın gizli gizli yardım ettiğin insanların ellerinde senden birer hatıra var, melek arkadaşım. Artık o insanların dualarındasın, o küçük çocuklar oynadıkça bebeklerinle senin amel defterine işleyecek gülüşmeleri, sevinçleri. Hülya’ya evimden çıkmadan, senin beyaz çiçeklerin arasındaki resmini gösterdim, “İnşallah şimdi çok daha güzel çiçeklerin arasındadır” dedi gözleri dolu dolu. Bu yazıyı yazmamı rica etti benden ‘okuyanlar dua etsin Betül abla için.’
Sen sokakta oynayan o çocukların sevinçlerinde, evlenen gelinlerin çeyiz sandıklarında, öğrenci kızların çay sohbetlerinde, mümin kalplerin dualarında bir iz bıraktın. Allah senden binlerce kez razı olsun, benim nur yüzlü arkadaşım, sen beyazı çok severdin bundan sonra gireceğin her kapı aydınlıklara açılsın inşallah.”
İyiliksever, vefakâr tavırlarıyla örnek gösterilen bir kişiliğe sahip olan Fatma Betül Bedir’in vefatı dolayısıyla BYV camiası kardeşlerinin hatırasına sahip çıktı… Ardından hüsnü şahadetler edildi, onlarca hatim okundu, tanıyan, tanımayan herkes, Fatma Betül’ün acısını yüreğinde hissetti.
Pek çok arkadaşı merhumenin hatırasını yâd etmek, ardından bir sadaka-i cariye oluşturmak için ferdi girişimlerde bulundu. Fatma Betül’ün vermekte olduğu bursları devam ettirmek veya başka bir şekilde onun anısını yaşatmak adına BYV’ye çok sayıda ve çeşitli vasıfta katkı talepleri iletildi.
Aynı şekilde, Aysan Ailesi de, bir yandan kızlarının hatırasını yaşatmak, diğer yandan da Anadolu’dan Boğaziçi Üniversitesi’ne gelip de uygun barınma imkânı bulamayan bayan öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için bir misafirhane açılmasıyla ilgili talepte bulunarak, misafirhanenin hayata geçirilmesine yönelik maddi destek sağlamak istediklerini belirtti.
Bilindiği üzere Boğaziçi Üniversitesi civarında bayan öğrencilerin uygun şartlarda kalabilecekleri kız yurdu bulunmuyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin Rumelihisarüstü ve Kilyos kampüslerindeki kız yurtları bir yandan yetersiz, diğer yandan son yıllarda karma bir yapıya büründürülen yurt yapıları medeniyet değerlerimizle bağdaşmıyor.
Aysan ailesinin talebini ve öğrencilerin mevcut ihtiyacını göz önünde bulunduran BYV yönetimi Rumelihisarüstü çevresinde/yakınlarında kız öğrenci yurdu inşa etmek için çalışmalarını sürdürüyor… BYV’nin Kız yurdu projesiyle ilgili detay bilgilere vakfın www.byv.org.tr web adresinden ulaşmak mümkün.
Boğaziçi Bülteni’nin Fatma Betül özel sayısı [email protected] e-posta adresine iletilen adreslere ücretsiz olarak gönderiliyor…
Yazımızı, Vakfın Kurucular Kurulu Üyesi Celaleddin Gökçek’in şiiriyle tamamlayalım.
“Salât o devr-i kadimin efendisine
Ne kendi kimseye benzer ne kimse kendisine
Hat Teâlâ hepinizi öyle aziz kılsın ki
Ukbâda da refik etsin mükerrem nebisine”
]]>
Boğaziçi Yöneticiler Vakfı Bülteni, Fatma Betül Özel Sayısı’nı hazırladı.
BYV – Kurumsal İlişkiler ve İletişim Komisyonu (KİK) duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.
]]>Sen sokakta oynayan o çocukların sevinçlerinde, evlenen gelinlerin çeyiz sandıklarında, öğrenci kızların çay sohbetlerinde, mümin kalplerin dualarında bir iz bıraktın. Allah senden binlerce kez razı olsun, benim nur yüzlü arkadaşım, sen beyazı çok severdin bundan sonra gireceğin her kapı aydınlıklara açılsın inşallah….
]]>İyiliksever, hayırsever ve vefakâr tavırlarıyla örnek gösterilen bir kişiliğe sahip olan Fatma Betül hanımefendinin vefatı dolayısıyla camiamız, kardeşlerinin hatırasına sahip çıktı… Ardından hüsnü şahadetler edildi, onlarca hatim okundu, tanıyan, tanımayan herkes, Fatma Betül’ün acısını yüreğinde hissetti.
Pek çok arkadaşımız merhumenin hatırasını yâd etmek, ardından bir sadaka-i cariye oluşturmak için ferdi girişimlerde bulundu, arkadaşımızın vermekte olduğu bursları devam ettirmek veya başka bir şekilde onun anısını yaşatmak adına çok sayıda ve çeşitli vasıfta katkı talepleri iletildi.
Aynı şekilde, Aysan Ailesi de, Vakfımız yönetimine, bir yandan kızlarının hatırasını yaşatmak, diğer yandan da Anadolu’dan Boğaziçi Üniversitesi’ne gelip de uygun barınma imkânı bulamayan bayan öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için bir misafirhane açılmasıyla ilgili talepte bulunarak, misafirhanenin hayata geçirilmesine yönelik maddi destek sağlamak istediklerini belirtti. (Bilindiği üzere Boğaziçi Üniversitesi civarında bayan öğrenci kardeşlerimizin uygun şartlarda kalabilecekleri bir kız öğrenci yurdu bulunmuyor.)
Ailenin talebini ve öğrencilerin mevcut ihtiyacını göz önünde bulunduran Vakıf yönetimimiz, Rumelihisarüstü çevresinde kız öğrenci yurdu yeri arayışlarına başlamıştır.
İlk etapta, elde edilecek imkânlar ölçüsünde bir veya birkaç daire alınarak misafirhaneye dönüştürülecektir. Fatma Betül Aysan Bedir’in adını taşıyacak bu misafirhanenin 2011-2012 eğitim-öğretim yılında bayan öğrencilerin kullanımına tahsis edilmesini planlanmıştır.
Bu arada, kız öğrenci yurdu projemize uygun bir arsa veya bina arayışımızı devam ettirerek finansman temin etmeye gayret edeceğiz. İmkân olması durumunda en kısa sürede Fatma Betül Aysan Bedir Kız Öğrenci Yurdu’nu Boğaziçi Üniversitesi’nde eğitim gören bayan öğrencilerin kullanımına açmayı hedefliyoruz.
Kız Öğrenci Yurdu Projemize destek amaçlı ödemeler için aşağıda bilgileri yer alan özel bir hesap açtık. Bu hesapta toplanan meblağ, sadece kız öğrenci yurdunun finansmanında kullanılacaktır.
AlBaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. Merkez Şube
Hesap sahibi: Boğaziçi Yöneticiler Vakfı
Hesap no: 1468458-1
IBAN NO: TR87 0020 3000 0146 8458 0000 01
El ve gönül birliğiyle Fatma Betül kardeşimize sadaka-i cariye oluşturup, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine bir kız öğrenci yurdu kazandırmak için tüm arkadaşlarımızın maddi-manevi katkılarını bekliyoruz.
Selam ve saygılarımızla,
Boğaziçi Yöneticiler Vakfı
Mütevelli Heyeti
T: 0212 233 33 36 – 0212 265 10 62 F: 0212 233 33 32
E: [email protected] W: www.byv.org.tr
Notlar:
Yurt arsa/binasının mümkünse Boğaziçi Üniversitesine yürüme mesafesinde, mümkün olmaması durumunda öğrencilerin tek vasıtayla okula ulaşabilecekleri bir yerde olması öngörülmektedir. Bildiğiniz ve projeye uygun muhtemel bina/arsa önerilerinizi Vakıf Müdürümüz İbrahim Ethem Gören’e (0532 785 22 54) iletebilirsiniz.
Banka hesabına yapılacak ödemelerde açıklama kısmına bağış yapan kişinin isminin belirtilmesini rica ediyoruz.
]]>harflerin bitişerek, seslerin çarparak meydana getirdiği kelimelerden biri yokluk.
yokluğun ne rengi, ne kokusu, ne tadı var.
nasıl tarif edilir, nasıl anlatılır yokluk? kendi gerçekliğini varoluşa borçlu olan,
var olmadıkça, varlık olmadıkça zerre kadar mânâ arz etmiyen, ancak varlık aradan çekildi mi buz gibi bir çehreyle bizi karşılayan yokluk.
sanki giden ardında yalnızca rüzgarını bırakmış,
bedenlerimizin her noktasında,
en çok da yüreğimizde hissedelim,
hissedebilelim diye varlığını.
inanmanın en güç hali,
gerçeğin en uzak ama en yakın yüzü.
betül’ün vefatını ilk öğrendiğim anın neye benzediğini hatırlamakta güçlük çekiyorum.
dijital harflerde anadilimde ifade edilen haberi algılayışım gayritabii bir şekilde yavaş, yavaş olduğu kadar ve belki de yavaş olduğu için çok derin bir acıyla birlikte hücum etti zihnime, yüreğime.
bu haberi duyduğum anı takip eden saatlerde hayatın her veçhesi, her vaadi, nefsimin yirmi üç yıldır göz kırptığı her şey yavanlaştı. betül’üm artık yoktu.
renklerim solmuştu.
bana Allah’ı hatırlattığını söylediğimde bunun uzun zamandır duyduğu en güzel şey olduğunu mahçup bir şekilde ifade eden, yarım yıla ancak varan iş hayatımın çiçeği, mescit’te karşılaştığımızda her zamanki gibi abdestli olduğunu öğrenince “ben daha çok sevap kazancam!” diyip benden önce namaza duran, mescitte yerin kalmadığı bir gün kıyamdayken minik bir adım yana kayıp benimle seccadesini paylaşan betülüm,
vefatının iki gün ertesinde iş başı yapmamız gerektiğinde önce yüreğim kaldırmadı ikinci kata uğramayı. asansörle çıktım dördüncü kata.
sonra dayanamadım, öğlen yürüyerek katları çıkarken gözucuyla baktığım masanın papatyalarla döşeli olduğunu görünce, tam o anda hissettim yokluğunu.
betül’üm papatyaların içinde gizlenmiş, sessizce bize selam mı ediyordu?
hayır. avuntu ne zalim bir ferahlıktır!
yoktu betül, artık.
ne ağır Ya Rab!
vefatını öğrendikten sonra ilk kez güldüğüm günü hatırlıyorum. utanmıştım. aynı gün yemek yerken mutlu olduğum için, yolda yürürken yaptığım şakayla güldüğüm için utanmıştım. betül yoktu. betül yoktu! nefsin hoş tutulmasının ne anlamı kalmıştı? iki parmağımızı şıklattığımız süre kadardı hayat ve ölüm arasındaki o çok derin olduğu yanılgısına kapıldığımız uçurum. var ve yok derken araya giren bir nefeslik, iki seslik boşluk kadardı ölüme olan mesafemiz. ne büyük ibret Ya Rab!
geçen gece tam uykuya dalacakken birdenbire geldin aklıma betül’üm,
aklıma her gelişinde ‘ah yavrum, ah canım’ diye içli içli sesleniyorum sana. keşke bir kez doya doya sarılabilseydim sana canım arkadaşım.
]]>Cebhesinde nûr-i Hak tâbân idi
Pâk-sîret hâlisü’l-vicdan idi
Hak-perestdi sâhibu’l-îmân idi
‘Utlubu’l-hayr’a yüzü burhân idi
Hayrına ahyâr anın hayrân idi
Her ne dense şânına şâyân idi
Hâsılı İNSAN idi İNSAN idi
(Hüseyin Vassaf)
Melek-sîmâ kardeşime,
Kutlu bir yolculuğa çıkmışsın Betülüm, gelemedim uğurlamaya… Selamlar söyledik sana buralardan, melekler ulaştırmıştır Betülüm. Sana sormayacağım yolculuğun nasıldı, oralar nasıl diye Betülüm. Sen ne kadar anlatsan da biz bu dünyalık muhayyile ile idrak edemeyiz oraların güzelliklerini…
Senden ayrıyken hatıraların yoldaşlık ediyor bana güzel arkadaşım. İlk tanıştığımızda sana yaklaşık iki saat tezimi anlatmıştım da pür-dikkat dinlemiştin. Sonraları nerede karşılaştıysak hep aynı şekilde ihtimam gösteren, vefâlı, kadir-şinas güzel bir insan gördüm karşımda. Tanışmakla müşerref olduğum Selma teyze, sevgili anneciği ne güzel yetiştirmiş dedim her karşılaştığımızda, ilmek ilmek dokumuş adeta… Sizde içtiğim kayısı kompostosuna ‘taze’ yerine ‘canlı’ dediğimdeki gülüşün geliyor aklıma, beyaz gelinlik içindeki pür-nûr edan… Bizimkisi bal mumundan kanatlarla güneşe yapılan bir seyahatmiş Betülüm öyle ki keşke diyorum Rabbim bizi daha evvel karşılaştırsaymış…
Hepimizin geleceği o yerlere sen bizden önce vardın canım arkadaşım. Ayrıldığım çok arkadaşım oldu, onlarla döneceklerini bilmenin tesellisi vardı, seninle ise sana kavuşmanın özlemi var içimde Betülüm… Bizimkisi ayrılık değil canım kardeşim… Rabbimin sonsuz mağfireti üzerine olsun, seni Efendimize komşu eylesin Betülüm…
Özlem, hasret, selam ve dua ile…
Şeyma
]]>Ali Sukru ÇAKIR,
Talha Samil ÇAKIR,
Ibrahim Tarik ÇAKIR,